mIRC 6.35 İndir

Internet Hizmetleri


Hakkında

TurkiyemIRC.NeT IRC & mIRC Paylaşim’mina Hoş Geldiniz

TurkiyemIRC.NeT Bilgilendirme Metni

TurkiyemIRC.NeT internet kullanıcıları arasında benimsenmiş , misyon sahibi ,

hedefleri olan ve sürekli yinelenen arayüzü ile sabit kalmamak

ve düzenli olarak güncellenme mantığını taşıyan ayrıca

“çalışmalarında sınır tanımama” düşüncesi ile şekillenmiş

ve daima hedeflerini belirliyerek başarıya ulaşmayı bilen bir marka olmuştur!

TurkiyemIRC.NeT internet kullanıcıları arasında benimsenmiş , misyon sahibi ,

~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Hiyerarşik bir sistem üzerine kurulu olan IRC(internet relay chat)

platformumuzun tüm yöneticileri etkin yönetici / kullanıcı

ilişkilerine sahip , kendi pozisyonlarında deneyim ve tecrübe sahibi

herhangi bir problem anında duruma müdahele edebilme

hakkına sahip , ekip çalışmasına yatkın bireylerdir.

————————————-

Sizlerinde bu haklardan ücretsiz olarak yararlanabilmeniz için uymanız gereken

ve düzenin sağlanabilmesi için yönetim tarafından belirlenmiş kurallar bulunmaktadır.

Bunlar hakkında bilgi almak için IRC’de /rules komutunu kullanabilirsiniz.

, Daha Bitmedi BİTİRMEYE HAZIRLANIYORUZ.

TurkiyemIRC.Net Bir

Mirc… iştirakidir.
Site İçin Yönetim :
islam, efendisiz, dehset

Harc-ı Hassa defterleri incelendiğinde kaşımıza üç kısımdan oluşan bir tablo çıkmaktadır. İlk grup valide sultan, haseki sultan ,padişah kızları ve şehzadelerden oluşan yani sultan lakabını taşıyan elit ve en üst kısımdır. Daha sonra ise kurumun en önemli görevlilerinden biri olan baş kethüda ve padişahın süt annesi olan daye hatun gelmektedir. En alt kısım ise en kalabalık bölümü oluşturan hizmetçi kadrosunu oluşturmaktadır.

Verasette dahil olmak üzere harem kurumu içerisindeki her türlü düzenleme ve idari işlerden sorumlu olan valide sultanın tartışmasız konumunu aldığı maaşla da kendini belli etmektedir. Hürrem Sultan’dan sonra haremi yöneten ilk valide sultan olan Nurbanu’nun günlük 2000 akçelik bir maaşı bulunmaktadır.

Daha sonra tahta çıkan 1.Mustafa’nın annesi ismi tarif kaynaklarında geçmez. Yine günde 3000 akçe maaş almıştır .Bunun nedeninin de oğlunun akli yönden yetersiz olması nedeniyse sahip olduğu sorumluğun bir göstergesi olarak kabul etmek mümkün.

- Elimizde bulunan ve müellifi bilinen Anadolu'da yazılmış en eski kitap "Tuhfe-i Mubarrizî" adlı tıp kitabıdır.

- Müellifi, Harezm asıllı bir tabip olan Hakîm Bereket'tir.

- Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflaması sonucu bağımsızlıklarını ilan eden Beylikler, devlet işlerinde Türkçe kullanılmasını teşvik ettiler. Bunlardan Karamanoğulları Beyliğinin başındaki Karamanoğlu Mehmed Bey, 1276 yılında Konya'yı ele geçirince devlet işlerinde Türkçe'nin kullanılmasını emretti.

- nadolu'daki diğer beylikler de aynı yolu izlediler. 1299 yılında Osmanlı Beyliğinin kurulmasından sonra da Türkçe gelişti. XV. asırda Türkçe, Osmanlılarla batıda, Timurlularla doğuda bir bürokrasi ve ilim dili oldu.

- Sultan Veled'in (öl.1312) çeşitli şiirleri Türkçe idi. Önemli eserlerden biri de Hacı Bektaş Veli'nin (öl.1271) "Makalât"ıdır. Yunus Emre'nin (öl.1325 civarı) "Divan"ı; Ahmed Fakih'in (öl.1231) "Çarhnâme" adlı manzum eseri; ?Ali'nin "Kıssa-i Yusuf"unu da hatırlatmak gerekir

- XIV. asırda Türkçe gelişmesine devam etti

Gerek Osmanlılar, gerek Anadolu beyleri Türkçe'yi korudular. Öyle ki, Orhan Gazi vakfiyesini Türkçe olarak yazdı.

XIV. asırda Osmanlılar adına Türkçe yazılan ve Türkçeye tercüme edilen kitapların sayısı 40'tan fazladır.

Bu devirde Türkçe kitap yazanlar arasında "Mantıku't-tayr"ın mütercimi Gülşehrî; "Merzuban-nâme" ve "Kâbus-nâme" mütercimi Şeyhoğlu; "Garib-nâme"nin yazarı Aşık Paşa;

"Envaru'l-aşikîn", "Ahmediye" ve "Acaibu'l-mahlukât tercümesi" adlı kitapların sahibi Ahmed Bican ve Ahmed-i Dai gibi ünlü kişiler sayılabilir.

XV. asırda Anadolu'da Türkçe yüzden fazla eser yazıldı

Türkçe, bağımsız bir bürokrasi ve ilim dili, Arapça ve Farsçanın yanı sıra İslâm dünyasının üçüncü büyük kültür dili olmuştur.

Bu asırdan sonra Türkçe telif ve tercüme, artarak sürmüştür.

Mayın temizleme ihalesini bu kadar tepkiden sonra İsrail firması almayabilir. Bu demek değildir ki

Mayın temizleme işinden sonra bu alanda tarım yapacak tarım işçilerinin barınmaları için haklı olarak Suriye ile Türkiye arasında

510 Km boyunca yerleşim alanları oluşturulacaktır. Bu yerleşim alanlarına bizim köylülerin yerleşeceğini düşünmek enayilik olsa gerek.

Bu aşamadan sonra Türkiye ve Suriye arasına yerleşen Yahudiler buradan her iki ülkeyi rahat rahat karıştırabileceklerdir.

Kendilerine daha rahat hareket edebilme imkânı sağlanan İsrail gizli servisi tarla faresi kılığında elini kolunu sallayarak

Haseki Sultan: Tahta geçecek olan şehzadenin annesi olarak konumu harem içerisinde valide sultandan hemen sonra gelmektedir. 1575 yılında III.Murat tahta çıktığında hasekisi Safiye Sultan günlük 750 akçe maaş alamaya başlar. O dönem içerisinde Safiye’nin maaşına yaklaşabilen tek kişi Murad’ın halası yani Kanuni ve Hürrem’in kızı olan Mihrimah Sultan’dı. Kanuni’nin Manisa’da ki şehzadelik döneminde annesi Hafsa Sultan günde sadece 200 akçe almaktaydı.

İsrail devletinin kuruluşu 19. Yüzyılda dağınık bir şekilde yaşayan Yahudilerin İngiltere’de vaad edilen topraklar üzerinde

bir Yahudi devleti kurmak için bir araya gelmeleri ile başlar. İngiliz hükümetinin desteğini de alan Yahudiler

İngiliz hükümetine 1848 yılında bir tamim yayınlatarak Filistin deki İngiliz konsolosluğunu Yahudileri korumakla görevlendirir.

1870 li yıllara gelindiğinde vaad edilmiş topraklarda devlet kurmak isteyen Yahudi hareketin merkezi Rusya ya kayar ve

Theodore Herlz bu hareketin başına geçer. Yahudi devletinin ancak kutsal topraklar üzerinde kurulacağına inanan

yahudiye yetecek kadar büyüklükte toprak almayı planlamaktadır.

1870 Yılından itibaren Filistin’de toprak alarak tarımsal faaliyetlere başlayan Yahudiler küçük küçük

Yahudi yerleşim alanları oluşturmaya başlarlar. 1896 yılına gelindiğinde Filistin toprakları üzerinde Yahudilere ait 17 tarım kolonisi kurulmuştur.

Filistin toprakları üzerinde iyice yerleşen Yahudiler Abdulhamid Han’a bazı tekliflerde bulunarak Aristokratik Cumhuriyet kurmak için izin isterler.

Devlet kurma izni karşılığından Borç batağında olan Osmanlıya tüm borçlarını ödemek, Filistin de Osmanlılar için savaş üssü kurmak

Osmanlının Avrupa’daki dış siyasetine destek vermek ve Filistin de Türk öğrencilerin okuyacağı üniversite

bana değil milletime aittir. Milletim bu Devleti kanlarını dökerek kazanmışlar ve yine kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır.

O bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin alaylarımın efradı birer birer Plevne'de şehid

düşmüşlerdir. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanlarında kalmışlardır. Türk Devleti bana ait değildir.

Türk milletinindir ve ben onun hiçbir parçasını veremem." diye cevap vermiştir.

Abdulhamid Han’ın red cevabına rağmen devlet kurma ısrarlarını devam ettiren Yahudiler 1908 Meşrutiyetinden

sonra çıkarılan kanunlarla hızlı bir şekilde toprak almaya devam etmişlerdir.

İngiliz mandası altındaki Filistin toprakları belfor planı çerçevesinde hızlı bir şekilde el değiştirerek Araplardan alınarak Yahudilere verilir. Bu durumu fark eden Araplar protesto eylemlerine başlarlar. 1929 yılında Kudüslü Araplar ile Yahudiler arasında on beş gün süren kanlı çarpışmalar olur. Devam eden süreçte Filistine Yahudi göçü devam eder.

İkinci dünya savaşından sonra İngiltere’nin sonra Amerikanın desteğini de alan Yahudiler Filistin meselesini Birleşmiş milletlere götürerek meselenin çözülmesini istedi. Birleşmiş Milletler 1947 Yılında Filistin’in biri Yahudi diğeri Arap olmak üzere iki devlet arasında paylaşılmasına Kudüs’ün ise Birleşmiş Milletler denetimine bırakılmasına karar verdi.

Birleşmiş milletlerin kararından tatmin olmayan Araplar ile Yahudiler arasında iç savaş çıktı. 14 mayıs 1948 İngiliz mandasının sona ermesi üzerine David Ben Gurion bağımsız İsrail Devletinin kurulduğunu açıkladı.

Bağımsız İsrail devletinin kurulmasını kabul etmeyen Mısır, Ürdün, Suriye, Lübnan ve Irak İsrail’e savaş açtı. İsrail bir yıl süren savaşta Yetmiş Beş bin askeri olmasına rağmen beş Arap devletini yenerek topraklarını daha da genişletti.

Hanehalkı: Sarayın üst kısımlarındaki elit aile hanesinin büyüme göstermesiyle hane haklının da çoğalması kaçınılmaz olmuştur. Burada hane halkı ve hizmetkarlar olarak karşımıza çıkarlar. Hizmetkarlar sarayın günlük işleriyle ilgilenen en alt seviyede ki üyelerinden oluşuyordu.

Hemen hemen islam dünyasında yazılan her eserden, Türkçe eserler meydana getirilmiştir. Bunlar: din ve dil ilimleri, tarih, coğrafya, felsefe, riyaziyat, fizik, kimya, tıp, zooloji, botanik, sihir, rüya tabiri konulu ve ansiklopedik eserlerdir.